Zafer Partisi Kastamonu Teşkilatı, 19 Aralık 2025 Cuma günü başlatılan ve 9 hafta boyunca aralıksız sürdürülen yemek ikramlarının, Ramazan ayının gelişiyle birlikte son kez gerçekleştirildiğini duyurdu.
Teşkilat tarafından yapılan açıklamada, söz konusu ikramların siyasi bir faaliyet ya da propaganda çalışması olmadığı; her hafta terörle mücadelede hayatını kaybeden aziz şehitlerin anısına ve gazilere duyulan minnetin bir ifadesi olarak gerçekleştirildiği belirtildi. Kurulan sofraların, milletçe ödenen bedelleri unutmamak ve unutturmamak amacı taşıdığı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan komisyonun görev süresini tamamlamasının ardından, terör örgütü elebaşıyla yapılan görüşmelerden doğan taleplerin anayasa değişikliği şeklinde milletin önüne getirilmesi ihtimalinin asla kabul edilemeyeceği vurgulandı. Terörle mücadelede on binlerce evladını kaybetmiş bir milletin kaderinin, terörist başının “umut hakkı” talepleriyle belirlenemeyeceği kaydedildi. Türk milletinin kimliğinin pazarlık konusu yapılamayacağı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terörle müzakere edilerek yeniden şekillendirilemeyeceği dile getirildi.
Tarihsel bir değerlendirmeye de yer verilen açıklamada, İngilizlerle iş birliği yaparak yeni kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı isyan eden Şeyh Said ile emperyalist güçlerle anlaşarak Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı terör örgütü kuranların aynı ihanet çizgisinin farklı dönemlerdeki uzantıları olduğu ifade edildi. Bu ihanet çizgisinin Türk Milleti’nin vicdanında aklanmasının mümkün olmadığı belirtildi.
Metinde, söz konusu yapının ve elebaşının işlediği suçların yalnızca Türkiye Cumhuriyeti hukukunu değil, evrensel hukuku da ilgilendirdiği kaydedildi. Uluslararası hukukta çocuk kaçırma, çocukları zorla silahlı yapılara dahil etme, sistematik istismar ve köleleştirmenin insanlığa karşı suçlar arasında sayıldığı hatırlatıldı. Çocukları zorla dağa çıkaran, silah altına alan ve kendi halkına karşı kullanan yapıların da aynı hukuki ve ahlaki suç kategorisinde değerlendirildiği ifade edildi. Bu fiillerin hiçbir siyasi, ideolojik ya da kültürel gerekçeyle meşrulaştırılamayacağı belirtildi.
Zafer Partisi olarak Türk kimliğinin vazgeçilmez olduğu, ulus devlet yapısının tartışılamayacağı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu değerlerinin terörün diliyle yeniden yazılamayacağı vurgulandı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yıkmak amacıyla terör örgütü kurmuş ve kırk yıl boyunca silahlı mücadele yürütmüş bir kişinin “umut hakkı” talebinin dahi kabul edilemeyeceği ifade edildi.
Açıklamanın sonunda verilen mücadelenin yalnızca bugünü değil yarının Türkiye’sini koruma mücadelesi olduğu belirtilerek; şehitlerin emaneti, gazilerin onuru ve Cumhuriyetin temel değerlerine yönelen her girişimin karşısında durmanın tarihi bir görev olduğu kaydedildi. Hukuk içinde, millet iradesine dayanarak ve kararlılıkla mücadeleye devam edileceği kamuoyuna saygıyla ilan edildi.
“Türk Milleti huzura, gençler umuda, liyakatliler makama, sığınmacılar yuvalarına dönene kadar” kararlılığın süreceği belirtilirken, şehitler rahmetle, gaziler minnetle anıldı ve millet birlik ve milli bilinç etrafında kenetlenmeye davet edildi.

ASAYİŞ
14 Şubat 2026
1
Anahtar Parti Tan’la yola devam dedi
1030 kez okundu
2
Onur Göksu:”Biz bu milletin alın terini, umudunu sembolik rakamlarla tüketen anlayışa karşıyız”
992 kez okundu
3
İYİ Parti Kastamonu İl Başkanlığı’ndan Vali Meftun Dallı’ya Ziyaret
907 kez okundu
4
Anahtar parti’den Ticaret ve Sanayi odası ziyareti
773 kez okundu
5
Erbilgin:”Türkiye ittifakında birleşeceğiz”
754 kez okundu