Kastamonu’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla program düzenlendi.Programa Türk-İş Şube Başkanlığı, Şeker-İş Sendikası, Türkiye Kamu-Sen İl Başkanlığı,Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Kasatamonu Baro Başkanı Özgür Demir,Türkiye Yol-İş Sendikası, Cumhuriyet Halk Partisi il Başkanı ve yöneticileri, Atatürkçü Düşünce Derneği Kastamonu Şube Başkanlığı, DİSK Dev Emekli-Sen, Belediye-İş Sendikası, Eğitim-İş, Eğitim-Sen ile çok sayıda sendika ve dernek temsilcileri katıldı.
Program kapsamında kortej yürüyüşü gerçekleştirildi. Belediye önü ve Kız Meslek Lisesi önünden hareket eden gruplar, ortak noktada buluşarak Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü.
Ardından Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı okundu.Sonrasında Türk İş Sendikası açılış konuşması yaptı.
Türk-İş Kastamonu Şubesi tarafından 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında yapılan basın açıklamasında, emekçilerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çekildi. Açıklamada, 1 Mayıs’ın yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda emeğin değerini hatırlatan, dayanışma ve ortak mücadelenin anlam kazandığı bir gün olduğu vurgulandı.
Açıklamada, “Bugün emek ve dayanışma günü” olduğu belirtilerek, dünyanın dört bir yanında işçilerin alın terlerinin karşılığını almak ve insanca yaşam koşullarına ulaşmak için seslerini yükselttiği ifade edildi.
Türk-İş, mevcut ekonomik tabloya dikkat çekerek, “Geçinmek her geçen gün zorlaşmaktadır” ifadesiyle artan hayat pahalılığına vurgu yaptı. Ücretlerin aynı hızda artmadığı, alım gücünün sürekli düştüğü ve çalışanların da artık yoksullukla mücadele ettiği belirtildi.
Gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderek büyüdüğüne işaret edilen açıklamada, zenginin daha zengin olduğu, emeğiyle geçinenlerin ise yoksullaştığı ifade edildi. Asgari ücretlilerin yıl bitmeden gelirlerinin eridiği ve mevcut durumun “ne adil ne de sürdürülebilir” olduğu vurgulandı.
Vergi sistemine de değinilen açıklamada, ücretlilerin yılın başında vergi dilimine girerek daha fazla kesintiyle karşı karşıya kaldığı, buna karşın yüksek gelir elde edenlerin istisnalardan yararlandığı ifade edilerek, bu durumun “kabul edilemez” olduğu belirtildi.
Çalışma hayatındaki sorunlara da geniş yer verilen açıklamada, sendikal faaliyetlerin bazı iş yerlerinde engellendiği, işçilerin baskı, mobbing ve işten çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi. Örgütlenme hakkının temel bir hak olduğu vurgulanarak, çalışanların korkmadan hak arayabileceği bir ortamın sağlanması gerektiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca taşeron işçilerin yaşadığı hak kayıpları, staj ve çıraklık dönemlerinin emeklilikte sayılmaması, engelli bireylerin istihdam sorunları ve genç işsizliğin artışı da önemli başlıklar arasında yer aldı.
Çocuk işçiliğine de dikkat çekilen açıklamada, çocukların eğitim yerine çalışma hayatına itilmesinin kabul edilemez olduğu belirtilerek, çocukların güvenliğinin her koşulda korunması gerektiği ifade edildi.
İş kazalarına da değinilen açıklamada, her gün ortalama altı emekçinin hayatını kaybettiği belirtilerek, bunun yalnızca bir sayı değil, “yarım kalan hayatlar ve dağılan aileler” olduğu vurgulandı.
Emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına da yer verilen açıklamada, emekliliğin yoksulluk değil, onurlu bir yaşam dönemi olması gerektiği ifade edildi.
Açıklamanın sonunda ise, emeğin korunması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve adil, güvenceli bir çalışma hayatının sağlanması gerektiği vurgulanarak, “Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın emek, dayanışma ve örgütlü mücadelemiz” ifadeleri kullanıldı.
Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı da bir konuşma yaparak, katılımcıları selamladı ve 1 Mayıs’ın “birlik, mücadele ve dayanışma günü” olduğunu ifade etti.
Baltacı, konuşmasında belediye çalışanları başta olmak üzere kente değer katan tüm işçi ve emekçilere teşekkür ederek, onların “gecesini gündüzüne katarak şehre hizmet ettiğini” dile getirdi.
Programda atılan sloganların “haklı ve doğru” olduğunu belirten Baltacı, siyasi yaşamı boyunca işçi ve emekçilerin yanında olduklarını, yürüyüşlerde, mitinglerde ve grevlerde destek verdiklerini, bundan sonra da destek vermeye devam edeceklerini söyledi.
Ancak 1 Mayıs’ın anlamına dikkat çeken Baltacı, işçilerin farklı gruplar halinde ayrı ayrı hareket etmesi durumunda seslerinin duyulmayacağını vurgulayarak, “tek başına kurtuluş yok” anlayışının önemine işaret etti. İşçilerin, öğretmenlerin, emeklilerin, belediye çalışanlarının ve farklı sektörlerdeki emekçilerin omuz omuza mücadele etmesi gerektiğini ifade etti.
Madencilerin birlikte hareket ederek haklarını kazandığını hatırlatan Baltacı, benzer bir dayanışmanın tüm emek kesimleri için gerekli olduğunu belirtti. Ayrışma halinde hiçbir kazanım elde edilemeyeceğini dile getirdi.
Konuşmasında dikkat çeken bir diğer vurgu ise emeğin ve adaletin mücadelesinin birlikte yürütülmesi gerektiği oldu. Baltacı, “emeğin mücadelesiyle adaletin mücadelesinin birleşmesi gerektiğini, aksi halde başarıya ulaşılamayacağını” ifade etti.
1 Mayıs’ın bir tatil günü değil, işçi sınıfının dünya genelinde birlik ve dayanışma günü olduğunu hatırlatan Baltacı, dayanışma ruhu güçlendiği sürece daha iyi bir ülkede yaşamanın mümkün olacağını belirterek konuşmasını tamamladı.
Kastamonu Şeker-İş Sendikası adına kısa bir açıklama yapan Başkan Ali Çufadaroğlu ise yaptığı konuşmada sadece 1 Mayıs’ı kutladı.
Eğitim-İş Şube Başkanı Ahmet Tevfik Bal, konuşmasına 1927 yılında İstanbul’da kutlanan 1 Mayıs’ta söylenen marşla başladığını ifade ederek, tüm emekçilere Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu adına selamlarını ilettiğini belirtti.
Bal, Türkiye’nin dört bir yanında alanlarda olan emekçilere Kastamonu’dan selam gönderdiğini vurgulayarak, özellikle hak mücadelesi veren Doruk Madencilik işçilerine de destek mesajı iletti.
1 Mayıs’ın, hakların dile getirildiği, birliğin ve dayanışmanın güçlendirildiği bir gün olduğunu ifade eden Bal, “asgari ücretin açlık sınırının çok altında kaldığını” ve bu ücretin artık genel bir ücret düzeyi haline geldiğini dile getirdi. Emeklilerin de benzer şekilde “açlık sınırının çok altında yaşamaya çalıştığını” belirten Bal, kayıt dışı ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaştığını, sekiz saatlik çalışma sınırına uyulmadan düşük ücretlerle çalışan emekçilerin sayısında ciddi artış olduğunu kaydetti.
Kamu çalışanları ve ücretlilerin büyük bölümünün “yoksulluk sınırının çok altında” gelir elde ettiğini ifade eden Bal, genç işsizliğin yüksekliğine dikkat çekerek, iş bulma umudunu yitiren geniş bir kesimin oluştuğunu ve “ev genci” kavramının ortaya çıktığını söyledi.
Bal, çözüm önerileri kapsamında asgari ücretin açlık sınırının üzerinde belirlenmesi ve enflasyona göre artırılması gerektiğini, en düşük emekli maaşının ise asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini ifade etti. Ekonomik politikaların rant yerine üretim ve istihdama yönelmesi gerektiğini vurgulayan Bal, işsizliğin önlenmesi çağrısında bulundu.
Sendikal haklara da değinen Bal, örgütlenme ve sendikal özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılması, kamu çalışanlarına toplu sözleşmeli grev hakkı tanınması gerektiğini dile getirdi. İstihdamda liyakat ve adaletin esas alınması gerektiğini belirten Bal, güvencesiz çalışma biçimlerine karşı çıkılması gerektiğini ifade etti.
Eğitim ve sağlık alanlarında yaşanan şiddet olaylarına da dikkat çeken Bal, okullarda ve kamu kurumlarında güvenliğin sağlanması için gerekli önlemlerin geciktirilmeden alınması gerektiğini söyledi. Son dönemde yaşanan saldırılar sonrası sendikaların iş bırakma eylemleriyle tepki gösterdiğini hatırlatan Bal, bu konuda tüm emek kesimlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Bal ayrıca, her öğrenciye günde bir öğün ücretsiz yemek ve temiz içme suyu sağlanması gerektiğini ifade ederek, yoksulluk nedeniyle birçok öğrencinin açlıkla mücadele ettiğini dile getirdi.
Konuşmasının sonunda emekçilerin haklarını almasının, birlik, dayanışma ve bilinçli mücadele ile mümkün olacağını belirten Bal, “Yaşasın emekçilerin birliği, yaşasın 1 Mayıs” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
Türkiye Kamu-Sen Kastamonu Şube Başkanı Nedim Afacan, konuşmasına kamu emekçileri, işçiler ve memurları selamlayarak başladı ve 1 Mayıs Bayramı’nı kutladı. Afacan, 1 Mayıs’ın yalnızca bir anma günü olmadığını; emeğin, sömürüye karşı direnişin, adalet arayışının ve insan onuruna yakışır bir yaşam mücadelesinin simgesi olduğunu ifade etti.
Konuşmasında birlik ve dayanışma vurgusu yapan Afacan, bu anlamlı günün, omuz omuza durmanın ve hakları birlikte savunmanın hayati önemini bir kez daha hatırlattığını dile getirdi.
Kamu çalışanlarının toplumdaki rolüne dikkat çeken Afacan, geleceği şekillendiren, nesilleri yetiştiren ve ülkenin yarınlarını inşa eden önemli bir görevi yerine getirdiklerini belirtti. Ancak buna rağmen kamu çalışanlarının ekonomik zorluklar, artan hayat pahalılığı, mesleki itibar kaybı ve çalışma koşullarındaki sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Afacan, kamu çalışanlarının taleplerini sıralarken; insanca yaşanacak ücret, liyakat esaslı atama ve yükselme sistemi, adil ve şeffaf yönetim anlayışı, güvenceli çalışma koşulları ve mesleki saygınlığın yeniden tesis edilmesi gerektiğini ifade etti. Güçlü bir kamusal yapının, güçlü bir toplum anlamına geldiğini belirten Afacan, kamu çalışanlarının huzurlu ve güvende olmadığı bir ortamda nitelikli hizmetten söz edilemeyeceğini kaydetti.
Türkiye Kamu-Sen olarak her zaman hakkın, hukukun ve adaletin yanında olduklarını dile getiren Afacan, sendikal mücadelenin ayrıştırmadan ve ötekileştirmeden, yalnızca emeğin hakkını savunarak sürdürüleceğini belirtti.
Programda verilen mesajlarda, emeğin değersizleştirilmesine izin verilmeyeceği ve alın terinin karşılığı alınana kadar mücadelenin süreceği vurgulandı. Afacan, birlikten doğan güçle daha adil bir çalışma hayatının birlikte inşa edileceğini ifade etti.
Dayanışmanın en büyük güç olduğunu dile getiren Afacan, birlik olunduğu sürece hiçbir engelin aşılamayacağını belirterek, 1 Mayıs vesilesiyle barışın, kardeşliğin, eşitliğin ve adaletin hakim olduğu bir gelecek temennisinde bulunduklarını aktardı.
Konuşmasının sonunda tüm çalışanların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlayan Afacan, emeğin en yüce değer olduğunu bir kez daha vurguladı. Ayrıca programın düzenlenmesinde emeği geçen Türk-İş Kastamonu Başkanı Mehmet Çelik’e teşekkür etti.
DİSK Dev Emekli-Sen Kastamonu Şube Başkanı İsmail Hamdi Berberoğlu , artan hayat pahalılığı ve gelir adaletsizliğine dikkat çekerek seyyanen zam ve kök aylık düzenlemesi talebini yineledi.
Emekliler adına açıklamada bulunan Emekli Sen Şube Başkanı Hamdi Berberoğlu, emek ve alın teriyle geçen bir ömrün ardından insan onuruna yakışır bir yaşam istediklerini vurguladı. Emeklilerin, “ne ezilen ne ezer insanca bir düzen” talebini dile getirdiğini belirten Berberoğlu, bu anlayışın temelinde Mustafa Kemal Atatürk’ün emeği kutsal gören toplum anlayışının bulunduğunu ifade etti.
Berberoğlu, günümüzde yanlış ekonomik uygulamalar ve siyasi tercihler sonucunda gelir adaletsizliğinin büyüdüğünü ve emeklilerin her geçen gün daha fazla yoksullaştığını dile getirdi. Artan hayat pahalılığı karşısında satın alma gücünün düştüğünü belirten Berberoğlu, “her alanda yaşanan adaletsizliklere karşı ses yükselttiklerini” aktardı.
Açıklamada özellikle seyyanen zamların emeklilere yansıtılmaması ve kök aylık uygulamasının gelir adaletini bozduğu vurgulandı. Berberoğlu, bu durumun açık bir adaletsizlik olduğunu belirterek, seyyanen zamların emeklilere de verilmesi ve kök aylık sisteminin insanca yaşam koşullarını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
Emeklilerin toplum için yük olmadığını dile getiren Berberoğlu, emeğin değersizleştirildiği bir ortamda hukuk, adalet ve toplumsal huzurun da zarar göreceğini söyledi. Emeğin yok sayılmasına ve sömürülmesine karşı mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Berberoğlu, birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Açıklamanın sonunda Berberoğlu, hak, hukuk ve adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini ifade ederek, anayasal haklar çerçevesinde seslerini yükseltmeye devam edeceklerini kaydetti. Emekli Sen’in çağrısında, “hukukun güçlüden yana değil, haklıdan yana olması gerektiği” vurgulanırken, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü de kutlandı.
Son olarak Eğitim Sen Başkanı Miradi Madak söz aldı.Söz öncesi bana kısa bir süre ayrıldı oysaki sendika gününde fazla süre verilmesi gerekir diyerek sözlerine başladı.
Eğitim Sen Şube Başkanı Miradi Madak, konuşmasında emekçilerin toplumdaki yerini çarpıcı ifadelerle anlattı.
Madak’ın, kendisine kısa konuşma için söz verilmesine rağmen, aslında sendikal mücadelede herkesin söyleyecek sözü olduğunu ifade ettiği aktarıldı. Konuşmasında, “Biz olmasak hayat mümkün değildir” vurgusunu öne çıkaran Madak’ın; gökyüzünden ulaşıma, üretimden günlük yaşama kadar her alanda emeğin belirleyici olduğunu dile getirdiği belirtildi.
Emeğin; cadde, sokak, okul, hastane, fabrika ve üretimin her aşamasında var olduğunu ifade eden Madak’ın, işçi, köylü ve emekçilerin omuz omuza verdiği bir düzenin önemine dikkat çektiği kaydedildi.
Konuşmada, adalet, hukuk ve insan haklarının gözetildiği bir toplum talebinin altı çizilirken; kimsenin hakkının yenmediği, çocukların ölmediği, gençlerin işsiz kalmadığı ve yoksulluğun olmadığı bir düzen isteğinin dile getirildiği aktarıldı.
Madak’ın ayrıca, “ne ezilen ne ezen, hakça bir düzen” vurgusu yaptığı; tüm canlıların yaşam hakkının korunduğu, savaşların son bulduğu ve barışın hâkim olduğu bir dünya özlemini ifade ettiği bildirildi.
Konuşmanın sonunda, vicdanlı bir dünyada yaşama isteğinin öne çıktığı ve 1 Mayıs’ın bu taleplerin dile getirildiği önemli bir gün olduğunun vurgulandığı belirtildi.
Programın Sonunda ise sendiklar ve vatandaşlar toplu Fotoğraf Çekildiler.
Ekstra Video Haber Video ve Fotoğrafları..
https://www.youtube.com/watch?v=V0hd2BiZ4zw
Haber Berat Kaan Yılmaz