2025 yılı içerisinde 21 Ağustos tarihinde meydana gelen kazada, önceki dönem Milliyetçi Hareket Partisi Kastamonu Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu’nun kızının kullandığı aracın Saraçlar Mahallesi Ankara Caddesi’nde 15 yaşındaki lise öğrencisi Yağmur Pehlivanlıya karşıdan karşıya geçmeye çalışırken çarpması sonucu Pehlivanlı ağır yaralanmıştı. Yaklaşık üç gün komada kalan Pehlivanlı, verdiği yaşam mücadelesini kaybetmişti.
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında dosya adli mercilere taşınırken, yargı süreci devam ediyordu.
Pehlivanlı ailesi, “Yağmur için adalet” çağrısıyla kazanın meydana geldiği yerde vatandaşlar ile bir araya gelerek basın açıklaması düzenledi. Açıklama öncesinde anne ve baba, olayın nasıl gerçekleştiğini anlatmak amacıyla kazayı temsili olarak canlandırdı.

İlk sözü alan Baba Alp Pehlivanlı, kazaya ilişkin ilk andan itibaren hazırlanan kroki, tutanak ve raporların eksik ve yanlış olduğunu dile getirirken, olay yerinin bir kavşak noktası olduğuna, bölgede sağlık ocağı, halk otobüsü durağı ve yaya hareketliliği bulunduğuna dikkat çekti.
Basın açıklamasında, Yağmur Pehlivanlı’ın karşıya geçmeye çalıştığı sırada hızlı ve dikkatsiz olduğu ileri sürülen bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiği belirtilirken, ilk aşamada kendilerine çocuğun kontrolsüz şekilde yola indiğinin söylendiği aktarıldı. Alp Pehlivanlı, daha sonra görüntüleri izlemek zorunda kaldıklarını belirterek, bütün raporların aleyhlerine çıkması üzerine kazanın oluş şekline dair ciddi çelişkiler gördüklerini ifade etti. Açıklamada, Yağmur’un refüjden indiği anda değil, dördüncü adımını attığında ve güvenli alana geçtiği sırada çarpıldığı savunuldu.
Alp Pehlivanlı, kazanın yaşandığı noktanın resmi kayıtlarda kavşak olarak geçtiğini, buna rağmen raporlarda bu durumun dikkate alınmadığını dile getirdi. Bölgede sağlık ocağı, durakta yolcu indirip bindiren halk otobüsü, görme engellilere yönelik kaldırım şeritleri ve yoğun yaya hareketi bulunduğu belirtilirken, sürücünün burada hızını düşürmesi gerektiği kaydedildi. Açıklamada, görüntülerde sürücünün hız azaltmasına ilişkin herhangi bir işaret görülmediği ve çarpmanın çok hızlı gerçekleştiği ifade edildi.
Alp Pehlivanlı, kaza yerinde bulunan halk otobüsünün krokiye çizilmediğini, olay yerinin yeterince fotoğraflanmadığını, işaretleme yapılmadığını ve aracın ilk durduğu yerin dahi doğru şekilde kayda geçirilmediğini belirtti. Ayrıca çevredeki işletmelerden elde edilen kamera görüntülerinin raporlara yeterince yansımadığını, buna rağmen raporlarda sürekli olarak yayaya yükümlülükler hatırlatıldığını, sürücünün sorumluluklarının ise geri planda bırakıldığını ifade etti.
Açıklamada, dosyanın kısa sürede Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderildiği, burada ilk raporlara atıfla hazırlanan değerlendirmede kusurun Yağmur Pehlivanlıya verildiği belirtildi. Alp Pehlivanlı, daha sonra yapılan itirazlar, ek görüntüler, uzman görüşleri ve tanık taleplerine rağmen İstanbul Adli Tıp Kurumu raporunda da benzer yönde değerlendirme yapıldığını, sürücünün hızının 76-83 kilometre aralığında tespit edilmesine rağmen yine kusur verilmediğini aktardı. Buna karşılık Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Kürsüsü’nden alınan raporda çarpma hızının 80 kilometrenin üzerinde, 90 kilometreye yakın olduğunun belirtildiğini ifade etti.
Alp Pehlivanlı, ilk raporların sonraki tüm değerlendirmeleri etkilediğini, delil, video ve belgelerin yeterince dikkate alınmadığını belirterek sürecin başından beri hatalı ilerlediğini ifade etti. Olay yerinde bugüne kadar keşif yapılmadığını, ölçümlerin ve tespitlerin hatalı olduğunu dile getiren Pehlivanlı, yeni ve objektif bir değerlendirme talep etti. Açıklamanın sonunda ise aradan 235 gün geçtiği, sekizinci ayın dolmak üzere olduğu ve halen dava açılamadığı belirtilerek, adaletin sağlanmasını istediklerini ifade etti.

Yağmur Pehlivanlı’nın annesi Esin Terzi Pehlivanlı ise herhangi bir metin hazırlamadan tamamen içinden geldiği gibi konuştuğunu belirterek kırgın olduğunu ifade etti. Süreç boyunca defalarca aynı yolu gidip geldiğini, olayın detaylarını anlamak için ölçümler yaptığını aktaran Pehlivanlı’nın, “Bir anne olarak bunları dedektif gibi benim mi yapmam gerekiyordu?” sorusunu yönelttiği belirtildi.
Pehlivanlı’nın, 25 yıllık devlet memuru olduğunu ve vergi ödediğini vurgulayarak adalet ve yargıdan faydalanmanın hakkı olduğunu dile getirdiği, ancak yaşanan süreçte bunun karşılığını göremediğini ifade ettiği aktarıldı. Hiçbir sonucun kızını geri getirmeyeceğini bildiğini belirten Pehlivanlı’nın, kızının sadece bir trafik kazası olarak anılmasını istemediğini ve adaletin sağlanmasını talep ettiğini söylediği kaydedildi.
Açıklamada, olayın bir trafik kazası olarak değerlendirilmesine karşı çıkan Pehlivanlı’nın, karşı tarafın ehliyet sahibi bir yetişkin, kızının ise henüz 15 yaşında bir çocuk olduğuna dikkat çektiği ifade edildi. Olayın yaşandığı yolun herkes tarafından kullanılan bir alan olduğunu belirten Pehlivanlı’nın, “Yağmur çarpıldı diye suçlu mu olacak?” şeklinde tepki gösterdiği aktarıldı.
Pehlivanlı’nın, olay yerinde gerekli işaretlemelerin yapılmadığını, ilk çarpma anının belirlenmesi için yeterli çalışma yapılmadığını dile getirdiği; kendi çabasıyla görüntüler üzerinden ölçümler yapmak zorunda kaldığını vurguladığı belirtildi. Bu süreçte yasını dahi yaşayamadığını ifade eden Pehlivan’ın, “Ben anneyim, yasımı yaşamak istiyorum” sözleri öne çıktı.
Adli sürecin ilerleyişine ilişkin de konuşan Pehlivanlı’nın, henüz dava açılmadığını belirterek adaletin işleyişine yönelik soru işaretlerini dile getirdiği ve olayın tersine yaşanması durumunda sürecin nasıl işleyeceğini merak ettiğini ifade ettiği aktarıldı.
Kızını kaybetmenin acısını dile getiren Pehlivanlı’nın, yaşadığı süreci gece gündüz olay anını izleyerek geçirdiğini, bunun kendisi için son derece ağır olduğunu ifade ettiği belirtildi. Ailenin tamamının büyük bir yıkım yaşadığını aktaran Pehlivanlı’ın, inancı sayesinde ayakta durmaya çalıştığını söylediği kaydedildi.
Yağmur’un kişiliğine de değinen Pehlivanlı’nın, merhametli bir çocuk olduğunu, hayvanlara yardım ettiğini ve bu nedenle adaleti hak ettiğini düşündüğünü ifade ettiği belirtildi. Açıklamasında yalnızca kendi kızının değil, benzer şekilde hayatını kaybeden tüm çocukların sesi olmak istediğini dile getiren Pehlivanlı’nın, trafik kazalarındaki cezai yaptırımların düşük olduğunu vurgulayarak bu konuda düzenleme yapılmasını talep ettiği aktarıldı.

Pehlivanlı ailesinin avukatı, yaptığı açıklamada aileye destek için gelenlere teşekkür ederek sözlerine başladı. Avukat, dosyada iki ayrı Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu bulunduğunu ve müvekkilin vefatından iki gün sonra dosyanın hızlı şekilde ATK’ya gönderildiğini aktardı.
Açıklamada, ATK raporlarında hukuka aykırı olduğu değerlendirilen hususların tespit edildiği ve bu konuların Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulacak dilekçede detaylı şekilde yer aldığı vurgulandı. Özellikle raporlarda yayanın kusuruna geniş yer verildiği, buna karşın sürücünün kusuruna değinilmediği ifade edildi.
Avukat, kavşak ve otobüs duraklarına yaklaşan araçların kontrollü geçmesi ve hızını düşürmesi gerektiğini hatırlatarak, olay yerinde keşif yapılmadığını, mağdurun hayatını kaybettiği noktada fotoğraf çekilmediğini ve işaretleme yapılmadığını dile getirdi. Ayrıca olay yerinin kavşak olduğunun belirtilmediği, aracın bulunduğu noktadan daha geriye çekilerek ön kısmının fotoğraflandığı ve bu şekilde eksik bir kroki üzerinden rapor hazırlandığı aktarıldı.
Bu rapora itiraz edileceği belirtilirken, keşif talebinde bulunulacağı da ifade edildi. ATK raporlarında kazanın sürekli sol şeritte gerçekleştiğinin belirtildiği, ancak şüphelinin sağ şeride direksiyon kırdığı yönünde beyanda bulunduğu hatırlatıldı.
Aile tarafından sunulan video kayıtlarına da değinen avukat, görüntüler incelendiğinde kazanın sağ şeritte gerçekleştiğinin açık şekilde görüldüğünü ifade etti. Kayra isimli kişinin hazırladığı videonun dosya açısından faydalı olacağına inanıldığı da dile getirildi.
video
Haber:Berat Kaan Yılmaz
ASAYİŞ
15 Nisan 2026
1
Baro Başkanı Özgür Demir’den Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a Ziyaret
2405 kez okundu
2
Kastamonu’da 1 Mayıs için yürüyüş ve program düzenlendi
1972 kez okundu
3
KGC’den sözde açıklamaya yanıt
1427 kez okundu
4
Baro:”Kadınlar özgürce ve güvende yaşayana kadar, mücadelemiz sürecek”
1132 kez okundu
5
43 Yıllık Kahvehaneci Erhan Çiloğlu: “Kahvehanecilik artık bitme noktasına geldi”
1000 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.