Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yasalaşarak yürürlüğe giren İklim Kanunu, kamuoyunda tartışmalara neden olmaya devam ediyor. Anahtar Parti Kastamonu İl Başkan Onur Göksu, yasaya yönelik eleştirilerini sert bir dille dile getirerek dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Anahtar Parti Kastamonu İl Başkanı tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:“Yasa, göründüğünden daha fazla kontrol, yönlendirme ve ekonomik baskı içermektedir. ‘Yerli’ ve ‘Milli’ demek onu yerli ve milli yapmaz. Yerli olan halktan doğar. Millî olan milletin menfaatini gözetir. Bu yasa ne halktan doğmuştur, ne de halkın lehinedir.”
Açıklamada, kamuoyuna yöneltilen 9 net soruyla iklim yasasına dair itirazlar sıralandı:
Ancak karbon ayak izine dair izleme ve azaltım yükümlülükleri yalnızca üretim yapan kurumları değil tüm toplumu etkileyecek şekilde düzenlenmiştir. Tüketim ve ulaşım tercihlerine müdahale, özgürlük alanlarını daraltma riskini barındırmaktadır.
Ancak sanayide başlayan karbon maliyetlendirmesi, ürün ve hizmet fiyatları yoluyla vatandaşa doğrudan yansıyacaktır. Bu sistemin zamanla konut, ulaşım ve bireysel tüketimi de kapsayacak şekilde genişletilmesi kuvvetle muhtemeldir.
Ancak iklim uyumlu tarım normları ve finansman kriterleri, küçük üreticileri dışlayacak; verimli arazilerin “karbon yutak alanı” ilan edilmesiyle üretici mülkiyeti ve yerel kontrol zayıflatılacaktır.
Ancak desteklerin yalnızca “uyumlu ürünlere” verileceğini açıkça ifade ediyorsunuz. Bu durum çiftçiyi yönlendirme ve iradesini sınırlama anlamına gelir. Sonuç: üretimden çekilme, kırsalda yoksulluk.
Ancak metan salımı gerekçesiyle hayvancılık küresel ölçekte hedef alınmakta, yapay proteinler teşvik edilmekte ve otlatma alanları “doğal karbon havuzu” ilan edilerek sınırlanmaktadır.
Ancak bu anlaşma ile karbon yutak alanı ve arazi bazlı sertifika sistemleri üzerinden kırsal alanlar finansal piyasalara açılmakta; üretici tasarruf hakkını kaybetmektedir.
Ancak fosil kaynaklara finansal erişim sınırlandırılarak yatırımlar bu alanlardan çekilmeye zorlanıyor. Bu durum, yerli enerji politikalarının sürdürülemez hale gelmesine ve dışa bağımlılığın artmasına neden olacaktır.
Ancak resmi görüş dışındaki açıklamalar, “yanıltıcı bilgi yaymak” kapsamında değerlendirilebilir. Bu, ifade özgürlüğü açısından tehdit oluşturmaktadır.
Ancak kredi puanı, ulaşım tarifesi, sigorta primi gibi alanlarda karbon ayak izine dayalı sınıflandırmalar zamanla bireysel ceza, kota veya erişim engeline dönüşebilir.
Anahtar Parti Kastamonu İl Başkanı şu soruyu sordu:“Bu kadar açık risk ve sınırlamaya rağmen neden kamuoyuna yalnızca teknik ve yüzeysel yanıtlar verilmektedir?”
Ve şu talepte bulundu:“İklim Kanunu’nun vatandaşın özgürlüğü, üreticinin toprağı ve yerli sanayi üzerindeki etkileri konusunda şeffaf bir bilgilendirme yapılmalı, itirazlarımıza karşı detaylı ve bağlayıcı cevaplar verilmelidir.”
Son olarak, Başkan Göksu şu sözlerle kamuoyuna seslenildi:“Biz çevreyi korumaktan yanayız. Ama bu yasa iklimi değil pazarı; doğayı değil, dışa bağımlılığı korumaktadır. Çiftçiye kota, sanayiciye yük, vatandaşa zam getiren bir yasaya ‘millî’ denemez. Bu olsa olsa küresel projelerin milli irade üzerinde vesayet kurmasının ‘yerlileştirilmiş’ adıdır.”
ASAYİŞ
28 Ocak 2026
1
Anahtar Parti Tan’la yola devam dedi
1022 kez okundu
2
Onur Göksu:”Biz bu milletin alın terini, umudunu sembolik rakamlarla tüketen anlayışa karşıyız”
985 kez okundu
3
İYİ Parti Kastamonu İl Başkanlığı’ndan Vali Meftun Dallı’ya Ziyaret
898 kez okundu
4
Anahtar parti’den Ticaret ve Sanayi odası ziyareti
762 kez okundu
5
Erbilgin:”Türkiye ittifakında birleşeceğiz”
750 kez okundu