DOLAR 48,45870,06%
EURO 56,2995-0,05%
ALTIN 6.854,26-0,08
BITCOIN 3793515-1.32014%
Kastamonu
20°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Özcan Büyükşen: “Milletin Vergileriyle Yapılan Köprü ve Otoyollar Özel Sermayenin Kasasına Bırakılamaz!”
  • spontane medya
  • Siyaset
  • Özcan Büyükşen: “Milletin Vergileriyle Yapılan Köprü ve Otoyollar Özel Sermayenin Kasasına Bırakılamaz!”
7 okunma

Özcan Büyükşen: “Milletin Vergileriyle Yapılan Köprü ve Otoyollar Özel Sermayenin Kasasına Bırakılamaz!”

Kastamonu Zafer Partisi İl Başkanı Özcan Büyükşen Resmi gazetede yayımlanan bazı köprü ve otoyolların özelleştirilmesine tepki gösterdi.

ABONE OL
07/09/2026 23:14
Özcan Büyükşen: “Milletin Vergileriyle Yapılan Köprü ve Otoyollar Özel Sermayenin Kasasına Bırakılamaz!”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Zafer Partisi Kastamonu İl Başkanı  Özcan Büyükşen, 6 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve İstanbul’daki boğaz köprüleri ile 8 otoyol ve 2 çevre otoyolunun özelleştirme kapsam ve programına alınmasını öngören karara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Büyükşen, işletme hakkının 30 yıla kadar özel sektöre devredilmesinin önünün açılmasına tepki gösterdi.

Türk milletinin vergilerinin kamu yatırımlarının temel kaynağı olduğunu belirten Zafer Partisi Kastamonu İl Başkanı Özcan Büyükşen, kaleme aldığı yazıda şu ifadeleri kullandı:

“Türk milletinin vergisi, Bir yerlerde kendiliğinden oluşan bir para değildir.

O para; sabah dükkanını açan esnafın siftahından, fabrikada alın teri döken işçinin maaşından, tarlasını ekip biçen çiftçinin emeğinden, işletmesini ayakta tutmaya çalışan girişimcinin kazancından çıkar.

Vergi, bazen bir babanın çocuğunun ayakkabısından, bazen bir annenin mutfak masrafından kısarak ödediği paradır.

Devletin kasasındaki para, Türk milletinin alın teridir.”

Büyükşen, 6 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararla İstanbul’daki boğaz köprüleri, 8 otoyol ve 2 çevre otoyolunun özelleştirme kapsam ve programına alındığını belirterek, işletme hakkının 30 yıla kadar özel sektöre devredilmesinin önünün açıldığını ifade etti.

Büyükşen, yazısında özelleştirme kararına yönelik itirazını şu sözlerle dile getirdi:

“Bizim itirazımız tam da burada başlıyor.

Bu yolları kim yaptı? Millet.

Parasını kim ödedi? Millet.

Bu yatırımlar kimin ortak malı? Türk milletinin.

Öyleyse neden bu yatırımların gelecekteki işletme gelirleri nasıl özel şirketlere bırakılıyor?”»

Elektrik dağıtımının özelleştirilmesine de değinen Büyükşen, “Elektrik dağıtımının özelleştirilmesinden sonra vatandaşın ödediği faturalar ortada, aynı anlayışı kamuya ait başka gelir kaynaklarına da taşımakta ısrar etmenin millete ne faydası var?” ifadelerini kullandı.

Büyükşen ayrıca Kanadalı şirketin Erzincan İliç’te işlettiği maden sahasında yaşanan faciaya atıfta bulunarak, kamu yararı ve millet menfaati açısından ortaya çıkan tabloya dikkat çekti.

“Kamu kaynaklarının ve doğal zenginliklerimizin kullanımında öncelik, şirketlere kazanç sağlamak değil; Türk milletinin menfaatini gözetmek, kamu yararını esas almak ve her yatırımda kâr-zarar hesabını millet adına yapmak olmalıdır.”

“Kamu kaynaklarıyla yapılan yatırımın kazancı kamuya, yani millete dönmelidir”

Devletin vergiler aracılığıyla elde ettiği kaynaklarla yapılan yatırımların işletme gelirlerinin uzun yıllar boyunca özel sektöre bırakılmasına karşı çıkan Büyükşen, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Türk milleti vergisini verecek, devlet bu vergilerle yatırım yapacak. Yatırım tamamlanacak, üretim başlayacak, gelir oluşacak. Ancak tam da o noktada, milletin vergileriyle ve devletin imkânlarıyla ortaya çıkarılan bu kamu değerinin işletme hakkı uzun yıllar boyunca başkalarına bırakılacak.

Bizim itirazımız tam da bunadır. Kamu kaynaklarıyla yapılan yatırımın kazancı kamuya, yani millete dönmelidir. Devletin görevi, milletin vergileriyle oluşturduğu değerleri başkalarının uzun vadeli kazancına dönüştürmek değil; kamu yararını, milletin menfaatini ve ülkenin geleceğini önceleyerek işletmek ve değerlendirmektir.”»

“Hükümetler mirasyedi gibi davranamaz”

Kamu kaynaklarının hükümetlerin şahsi tasarruf alanı olmadığını belirten Büyükşen, milletin ortak servetinin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini savundu.

Büyükşen, “Hükümetler mirasyedi gibi davranamaz. Milletin malı, iktidarların babadan kalma mirası değildir. Kamu kaynakları hiçbir hükümetin şahsi tasarruf alanı, milletin serveti de iktidarların kasası değildir. O kaynakların sahibi Türk milletidir; hükümetlerin görevi ise o emaneti tüketmek değil, korumak, büyütmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye olarak bırakmaktır.” dedi.

Türkiye’nin elindeki değerleri tüketerek günü kurtarmak yerine milletin ortak servetinin büyütülmesi gerektiğini ifade eden Büyükşen, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin ihtiyacı, elindeki değerleri tüketerek günü kurtarmak değil; milletin ortak servetini büyütmek, ülkenin geleceğini güvence altına almaktır. Devletin görevi, bugün kaynak yaratmak uğruna yarının imkânlarını tüketmek değil; milletin sahip olduğu her değeri daha da büyüterek gelecek nesillere devretmektir.”

Büyükşen, Zafer Partisi olarak kamu kaynaklarının kullanımında milletin menfaatinin öncelenmesini istediklerini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Biz Zafer Partisi olarak devletin, milletin cebinden aldığı parayla yaptığı değerleri günü kurtarmak için başkalarına bırakmasını değil; milletin parasını millet için kullanmasını istiyoruz. Çünkü bugün ne yaparsak yapalım, hesabını yarın çocuklarımız ödeyecek. Biz çocuklarımıza borç ve fatura değil, güçlü bir Türkiye bırakmak istiyoruz.”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r
error: Lütfen