Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi Üyesi Hikmet Erbilgin, Kastamonu Merkez Danışma Kurulu Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, salonda bulunan partililere ve vatandaşlara hitap ederek toplantıya katılan herkese “Hoş geldiniz” diyerek sözlerine başladı.
Erbilgin, Kastamonu’nun mahalle ve köylerinden gelen, partiyi iktidara taşımak için ter döken iradenin sahibi yol arkadaşlarıyla bir arada olmaktan büyük mutluluk ve heyecan duyduğunu ifade etti. “Bizler hep beraber Kastamonu’yuz.” diyerek, ülkenin muasır medeniyet hedeflerine inanmış evlatları olduklarını ve bu hedefin bekçisi ve geleceği olduklarını vurguladı. Kastamonu’nun her köşesinde vatandaşlarla iç içe olduklarını, onların sorunlarını bildiklerini dile getirdi.
Konuşmasının devamında, Cumhuriyet Halk Partisi’nin topyekûn bir saldırı altında olduğunu belirten Erbilgin, rejimin tüm araçlarıyla partiyi felç etmeye çalıştığını söyledi. 19 Mart’ta yaşanan süreci bir darbe olarak nitelendiren Erbilgin, bunun partinin milletle yüzünü dönerek iktidara gelme iradesine yönelik bir saldırı olduğunu ifade etti. Geri adım atmadıkça saldırının daha da şiddetlendiğini belirterek, kadrolar üzerinde baskı ve yıldırma politikalarının devrede olduğunu söyledi. “Kayyum” ya da “butlan siyaseti”nin de bu saldırının bir parçası olduğunu kaydetti.
Rejim mahkemelerinden çıkacak kararlara umut bağlayanları da eleştiren Erbilgin, bu tutumun bir tür mandacılık olduğunu vurguladı. Bu anlayışı, gücün himayesine girmek, iradesini teslim etmek ve geleceğini ipotek altına almak olarak tanımladı.
Cumhuriyet tarihinin çok sayıda yol ayrımı ve kavşak barındırdığını hatırlatan Erbilgin, bu yol ayrımlarında hem ülkesini yüceltme ülküsünü benimseyenlerin hem de kişisel hırslarına yenik düşenlerin olduğunu söyledi. CHP’li olmanın sadece bir siyasi kimlik değil, ahlaki ve vicdani bir bütünlük olduğunu vurguladı.
Sistemli saldırının, sermaye, yargı, medya desteği ve devletin güç kullanma ayrıcalığıyla sürdüğünü kaydeden Erbilgin, bu süreçte mücadele etmek yerine teslimiyeti seçenlerin de olduğunu ifade etti. “Rejimle birlikte yeni Türkiye’yi inşa etmeye niyetlenmişler belli ki,” diyen Erbilgin, bu kesimleri rejimin kontrolündeki muhalefet aparatları olarak nitelendirdi.
Siyasetin sunduğu nimetlerden faydalanmanın ama rejime karşı ses çıkarmamanın istenen bir tutum olduğunu belirten Erbilgin, bu kriz döneminin herkes için bir sınav olduğunu söyledi. “Tarih, zaman, herkesi bir şekilde kayıt altına alacak.” diyen Erbilgin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kifayetsiz muhterislerin particilik oynayacağı bir yer olmadığını vurguladı.
Partinin Cumhurbaşkanı adayının Ekrem İmamoğlu ve Genel Başkanının Özgür Özel olduğunu açıkça ifade eden Erbilgin, bundan yaklaşık iki yıl önce Kastamonu’da yapılan 9 il başkanının toplantısıyla değişim iradesinin Anadolu’dan Kastamonu’dan yükseldiğini hatırlattı. 4-5 Kasım Kurultayı’nda da Kastamonu delegelerinin değişim iradesinin yanında olduğunu belirten Erbilgin, şimdi o kurultayın kirletilmeye çalışıldığını söyledi.
Kurultayda Kastamonu’yu temsil eden delegeleri sahneye davet eden Erbilgin, bu delegelerin onurla görev yaptığını vurguladı. “Bizim kurultay irademiz açıktır, biçimlenmiştir. Genel Başkanımız Özgür Özel’dir.” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının devamında, Kastamonu’nun hafızasına kazınan üç fotoğrafı hatırlatan Erbilgin, ilk olarak Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Hakkı Köylü’nün, Yüce Divan’a sevk edilmek üzere olan bakanların yargılanmasını engelleyen tutumunu hatırlattı. İkinci fotoğrafın ise dönemin Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş’ın “pudra şekeri” skandalına karışan danışmanı olduğunu ifade etti. Üçüncü fotoğrafın ise Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin hukuksuz bir şekilde görevden alınarak, AKP’li bir meclis üyesinin 21 oyla başkan seçilmesi olduğunu dile getirdi. Bu sürecin Kastamonulu AKP’li Abdullah Özdemir eliyle gerçekleştirildiğini söyledi. “Bu 3 fotoğrafı Kastamonulular hak etmiyor. Bu kareleri unutmamamız gerekiyor.” dedi.
AK Parti’nin Kastamonu’yla bağının kalmadığını söyleyen Erbilgin, Kastamonu’nun Türkiye’nin en yoksul illeri arasına düşmesinin bu anlayışın sonucu olduğunu vurguladı.
Seçim sonuçlarını da değerlendiren Erbilgin, 2018 seçimlerinde AK Parti’nin Kastamonu’da %52, CHP’nin ise %16 civarında olduğunu, 2023 yılında ise AK Parti’nin %45, CHP’nin ise %22’ye yükseldiğini söyledi. Son anketlerde ise CHP ile AK Parti arasında yalnızca 7-8 puanlık fark kaldığını dile getiren Erbilgin, “Kastamonu, CHP’nin birinci olması gereken illerden biridir.” ifadelerini kullandı.
Birinci parti olduklarında Kastamonu’dan iki milletvekilinin Meclis’e gideceğini, Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı olacağını ve Kastamonu’nun yoksulluktan kurtulacağını belirten Erbilgin, “Kastamonu’nun kaynakları başka illere peşkeş çekilmeyecek.” dedi.
Kastamonu için verilen sözlerin arkasında durulacağını vurgulayan Erbilgin, Ankara’da Hasan Baltacı’nın açtığı Derman Evi’nin önemine değinerek, “Hele bir iktidara gelelim. O zaman Hasan Baltacı’yı kimse tutamayacak.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen hukuki sürece ve medyaya yönelik baskılara da değinen Erbilgin, Tele1 ve Halk TV’ye verilen cezaları hatırlatarak, iktidarın baskıcı politikalarına karşı gözlerini milletten ayırmayacaklarını belirtti.
Parti içi tartışmaların ancak milletin beklentileriyle örtüşmesi halinde anlamlı olduğunu vurgulayan Erbilgin, bu tartışmaları aşmanın yolunun net ve gür bir sesle “Genel Başkanımız Özgür Özel’dir, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’dur.” demekten geçtiğini söyledi.
Toplantının önemine dikkat çeken Erbilgin, burada bulunan herkesin, il ve ilçe başkanlarından üyelerine kadar, halkla buluşmak ve partiyi daha da güçlendirmek için sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Kadınların ve gençlerin sürecin en güçlü taşıyıcıları olması gerektiğini vurguladı.
Gençlere seslenen Erbilgin, onların sadece Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy vermekle kalmayıp, bu ülkeyi yönetecek kadroların içinde olmaları gerektiğini söyledi. Bu kutuplaştırıcı iktidara karşı, CHP’nin toplumda birleştirici bir rol üstlenmesi gerektiğini kaydetti.
Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Kastamonu ziyaretinde okuduğu İstiklal Marşı’nın üçüncü kıtasını salondaki katılımcılarla birlikte yüksek sesle okuyan Erbilgin, Silivri Cezaevi’ndeki Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarına selam gönderdi. “Bu ülkeyi aydınlık günlere el birliğiyle ulaştıracağımızın inancıyla, yolumuz açık olsun.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
ASAYİŞ
03 Mart 2026
1
Anahtar Parti Tan’la yola devam dedi
1036 kez okundu
2
Onur Göksu:”Biz bu milletin alın terini, umudunu sembolik rakamlarla tüketen anlayışa karşıyız”
1000 kez okundu
3
İYİ Parti Kastamonu İl Başkanlığı’ndan Vali Meftun Dallı’ya Ziyaret
913 kez okundu
4
Anahtar parti’den Ticaret ve Sanayi odası ziyareti
779 kez okundu
5
Erbilgin:”Türkiye ittifakında birleşeceğiz”
760 kez okundu