Saadet Partisi Kastamonu’dan eğitimde aile vurgusu

Saadet Partisi Kastamonu İl Başkanlığı Sosyal İşler Başkanı Burhan Öz, akran zorbalığı, okul şiddeti ve dijital bağımlılıkla mücadelede aile-okul iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, erdemli nesiller yetiştirilmesinin Türkiye’nin geleceği açısından önem taşıdığını belirtti.

Saadet Partisi Kastamonu İl Başkanlığı Sosyal İşler Başkanı Burhan Öz, çocukların eğitim hayatında karşı karşıya kaldığı akran zorbalığı, okul şiddeti, disiplin sorunları, öfke kontrolü ve dijital bağımlılık gibi problemlere dikkat çekerek, bu sorunların yalnızca okul merkezli ele alınamayacağını belirtti. Öz, çocukların karakterinin, değer dünyasının ve davranışlarının temelinin ailede atıldığını ifade ederek, “Aile çocuğun ilk okulu, anne ve baba ise ilk öğretmenidir” değerlendirmesinde bulundu. Saadet Partisi Kastamonu İl Başkanlığı Sosyal İşler Başkanlığı olarak eğitim anlayışlarını yalnızca akademik başarıyla sınırlı görmediklerini aktaran Öz, çocukların öz denetim sahibi, sorumluluk bilinci gelişmiş, empati kurabilen, öfkesini yönetebilen, adalet ve vicdan duygusu güçlü bireyler olarak yetişmesinin önemine dikkat çekti. Öz, çocuklara dürüstlük, merhamet, adalet ve saygının yalnızca anlatılmasının yeterli olmadığını, çocukların çoğu zaman söylenenlerden çok gördüklerini ve yaşadıklarını öğrendiğini belirterek, anne ve babaların davranışlarının çocuklar için en güçlü eğitim aracı olduğunu vurguladı.

Dijital çağda ailenin sorumluluğu arttı

Çocukların dünyasının artık yalnızca ev ve okuldan ibaret olmadığını belirten Öz, sosyal medya, dijital oyunlar ve çevrim içi içeriklerin çocukların davranışlarını ve değer dünyasını doğrudan etkileyebildiğine dikkat çekti. Ailelerin çocuklarının yalnızca nerede olduğunu değil, dijital dünyada nerede vakit geçirdiğini de bilmesi gerektiğini ifade eden Öz, çözümün yalnızca ekran süresini yasaklamak olmadığını; aile içi iletişimin, birlikte geçirilen kaliteli zamanın, spor ve kültürel faaliyetlerin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Güvenli okul sadece kamera ve güvenlik görevlisiyle olmaz”

Okullarda güvenliğin sağlanmasının elbette önemli olduğunu ifade eden Öz, ancak gerçek anlamda güvenli okulun, öğrencinin kendisini değerli, güvende ve ait hissettiği okul olduğunu belirtti. Akran zorbalığı ve şiddetle mücadelede yalnızca disiplin cezalarına başvurmak yerine aile, öğretmen, rehberlik servisi ve okul yönetiminin birlikte hareket ettiği bir anlayışın oluşturulması gerektiğini dile getiren Öz, amacın yalnızca sorun çıkaran çocuğu cezalandırmak değil, çocuğu kazanmak olması gerektiğini söyledi. Bu noktada rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve risk altındaki öğrencilerin sorunları büyümeden tespit edilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

Saadet Partisi’nden aileler için öneriler

Saadet Partisi olarak ailelerin eğitim sürecinde yalnız bırakılmaması gerektiğini belirten Burhan Öz, şu başlıkların hayata geçirilmesini gerekli gördüklerini açıkladı: - Ulusal bir Aile Eğitimi Stratejisi oluşturulması, - Ebeveyn eğitimlerinin yaygınlaştırılması, - Okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi, - Akran zorbalığıyla mücadelede ailelerin de sürece dahil edilmesi, - Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, - Dijital ebeveynlik eğitimlerinin yaygınlaştırılması, - Değerler eğitiminde aile-okul bütünlüğünün sağlanması, - Babaların çocukların eğitim sürecine daha aktif katılması, - Ailelerin birlikte kaliteli zaman geçirebileceği sosyal, kültürel ve sportif imkânların artırılması, - Sorun ortaya çıktıktan sonra müdahale eden değil, sorunları ortaya çıkmadan önlemeyi hedefleyen koruyucu ve önleyici politikaların hayata geçirilmesi. Öz, “Güçlü aile, güvenli okul ve erdemli nesil birbirinden ayrı düşünülemez” ifadelerine yer verdi. Saadet Partisi olarak “Önce Ahlâk ve Maneviyat” anlayışı doğrultusunda; bilgili olduğu kadar ahlaklı, başarılı olduğu kadar vicdanlı, özgüvenli olduğu kadar sorumluluk sahibi nesiller yetiştirmeyi temel bir mesele olarak gördüklerini belirten Öz, çocuklara bırakılacak en büyük mirasın yalnızca yüksek sınav puanları, maddi imkânlar veya akademik başarı olmadığını vurguladı. Öz, en büyük mirasın sağlam bir karakter, güçlü bir aidiyet duygusu, adalet anlayışı ve iyiyi kötüden ayırabilecek bir vicdan olduğunu belirterek, “Çünkü erdemli nesiller yetiştirmek, yalnızca bugünün çocuklarını korumak değil, Türkiye'nin yarınlarını inşa etmektir” değerlendirmesinde bulundu.
Benzer Videolar